CMK m. 261'e göre, 'Avukat, müdafiiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir.' hükmü, vekaletnamesiz müdafinin kanun yoluna başvurma yetkisini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44658

Bu hüküm, vekaletnamesiz müdafinin kanun yoluna başvurma yetkisinin temelini oluşturur. Hüküm, kanun yoluna başvuru için 'vekaletname' şartı aramamış, bunun yerine 'kişinin açık arzusuna aykırı olmama' koşulunu getirmiştir. Yargıtay içtihatlarına göre, sanığın duruşmada müdafi olarak kabul ettiği bir avukatın, sanık tarafından aksi yönde açık bir beyan (örneğin 'temyiz istemiyorum' demesi) olmadığı sürece, onun lehine kanun yollarına (istinaf, temyiz) başvurması mümkündür. Sanığın sessiz kalması, zımni bir rıza olarak kabul edilir. Dolayısıyla, vekaletname olmasa bile, müdafi sanığın menfaatine olduğu varsayılan kanun yolu başvurusunu yapma hakkına ve yetkisine sahiptir. Bu yetki, doğrudan savunma hakkından kaynaklanır. (sen.av.tr/.../sanigin-vekaletname-cikarmaksizin-mudafi-tayini.html)