Bir ziynet eşyası davasında davalı erkek eş, 'evlilik birliği içerisinde bu eşyaların bozdurularak harcandığını ancak miktarının iddia edilen kadar olmadığını' beyan etmiştir. Bu durumda ispat yükü kime aittir? Mahkeme nasıl bir yol izlemelidir? (Hukuk Genel Kurulu 2017/2715 E., 2021/360 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44629

Bu durumda ispat yükü davalı erkek eşe aittir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları, kim tarafından takılırsa takılsın, kadının kişisel malı sayılır. Erkek eş, bu ziynetlerin iade edilmemek üzere kendisine verildiğini, kadının rızasıyla bozdurulup ortak ihtiyaçlar için harcandığını ve bu nedenle iade yükümlülüğünün kalmadığını iddia ediyorsa, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Davalının savunması, ziynetlerin varlığını ve kişisel mal niteliğini kısmen kabul edip, iade yükümlülüğünün ortadan kalktığına yönelik bir 'itiraz' niteliğindedir. Bu nedenle, ispat yükü kendisine geçer. Mahkemenin yapması gereken, davacı kadının ziynetlerin cins, nitelik ve miktarına ilişkin delillerini toplamak, tanıklarını dinlemek ve varlığı kanıtlanan ziynetlerin değerini belirleyerek, davalı erkeğin iade yükümlülüğünden kurtulduğunu ispatlayıp ispatlayamadığına göre bir karar vermektir. (barandogan.av.tr/.../hmk-madde-191-karsi-ispat.html)