CMK m. 23/1'de yer alan 'Bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz' hükmünün, Yargıtay ceza dairesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) arasındaki ilişkiye uygulanabilirliğini, Yargıtay'ın ve AİHM'in 'objektif tarafsızlık' ilkesi çerçevesindeki yaklaşımlarını karşılaştırarak analiz ediniz.
CMK m. 23/1'in lafzı, bir alt mahkeme kararını denetleyen üst mahkeme ilişkisini düzenler. Yargıtay ceza dairesi ile YCGK arasındaki ilişki, teknik olarak bir alt-üst mahkeme ilişkisi değil, aynı yüksek mahkeme içindeki bir direnme veya itiraz merciidir. Ancak, 'objektif tarafsızlık' ilkesi, bir hakimin daha önce kanaat belirttiği bir konuda yeniden karar vermesinin, taraflarda tarafsızlığına dair meşru bir şüphe uyandırabileceğini söyler. Yargıtay, metindeki kararlara göre, dairede görev yapan üyenin YCGK'ya katılmasını genellikle tarafsızlığı zedeleyen bir durum olarak görmemektedir. Buna karşılık AİHM, özellikle *Fazlı Aslaner v. Türkiye* kararında, Danıştay özelindeki benzer bir durumda, dairede karar veren üyelerin İdari Dava Daireleri Kurulu'na katılmasını, özellikle de bu üyelerden birinin kurula başkanlık etmesini, objektif tarafsızlığın ihlali olarak görmüştür. AİHM, hakimin önceki kararını savunmacı bir tutumla ele alabileceği ve diğer üyeleri etkileyebileceği endişesini haklı bulmaktadır. Dolayısıyla, Yargıtay'ın uygulaması, AİHM'in objektif tarafsızlık yorumuyla çelişme potansiyeli taşımaktadır. (sen.av.tr/.../temyiz-incelemesine-katilan-uye-ceza-genel-kurulu-incelemesine-katilabilir-mi.html)