Hırsızlık suçunun konusu olan malın değerinin 'çok az' olması (TCK m. 145) ile hırsızlık suçunun 'kullanma hırsızlığı' (TCK m. 146) şeklinde işlenmesi hallerini, failin kastı ve kanuni sonuçları bakımından karşılaştırınız.
İki durum arasındaki temel fark failin kastındadır ve bu fark kanuni sonuçlara da yansır. TCK m. 145'te (değerin azlığı), failin kastı normal bir hırsızlık kastıdır; yani malı kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla kalıcı olarak almayı hedefler. Ancak çaldığı malın değeri çok az olduğu için kanun koyucu hakime cezada indirim yapma veya ceza vermekten vazgeçme takdir yetkisi tanımıştır. TCK m. 146'da (kullanma hırsızlığı) ise, failin kastı malı kalıcı olarak edinmeye değil, sadece 'geçici bir süre kullanıp iade etmeye' yöneliktir. Failde sahiplenme kastı yoktur. Bu nedenle kanun, bu durumu şikayete tabi kılmış ve cezanın yarı oranına kadar indirilmesini emredici bir hüküm olarak düzenlemiştir. Özetle, ilkinde kast tamdır ancak konu değersizdir; ikincisinde ise konu değerli olabilir ancak kast geçici kullanıma yöneliktir. (kadimhukuk.com.tr/.../hirsizlik-sucu-cezasi-tck-141-142/)