TCK m. 142/2-d'de düzenlenen 'haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle' hırsızlık ile TCK m. 142/2-h'de düzenlenen 'bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' hırsızlık suçlarını, bir eve pencereden girilerek yapılan hırsızlık örneği üzerinden karşılaştırınız. Hangi hüküm uygulanmalıdır?
Bu iki nitelikli halin temel farkı, suçun işleniş biçimi ve eşyanın bulunduğu yerin niteliğidir. TCK m. 142/2-d, kilit mekanizmasını aldatmaya veya etkisiz kılmaya yönelik özel bir beceri veya alet kullanımını nitelikli hal sayar. 'Diğer bir alet' kapsamına tornavida, levye gibi kilit açmaya yarayan aletler girer. TCK m. 142/2-h ise, eşyanın 'bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış' olmasına odaklanır. Bu hükmün uygulanması için eşyanın bulunduğu yerin bina veya eklentisi olması yeterlidir. Bir eve pencereden (kilidi kırmadan, sadece tırmanarak veya açık pencereden) girilerek hırsızlık yapılması durumunda, kilit açma fiili yoktur. Ancak eşya, 'bina içinde muhafaza altına alınmış' olduğundan, olay TCK m. 142/2-h kapsamında değerlendirilir. Eğer fail, pencerenin kilidini bir aletle kırarak veya açarak girseydi, hem kilit açma hem de bina içinde muhafaza edilen eşyayı çalma halleri birleşirdi. Bu durumda fikri içtima kuralları gereği daha ağır cezayı öngören hüküm uygulanır, ancak her iki fıkra da aynı ceza aralığını (5 yıldan 10 yıla kadar hapis) öngördüğü için TCK m. 142/2-h'nin uygulanması daha isabetli olur, zira bu hüküm olayı daha özel olarak kapsamaktadır. (kadimhukuk.com.tr/.../hirsizlik-sucu-cezasi-tck-141-142/)