HMK m. 191'de düzenlenen 'karşı ispat' faaliyeti ile ispat yükünün yer değiştirmesi arasındaki temel fark nedir? Karşı delil sunan tarafın hukuki durumu, asıl ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasını ispatlayamaması halinde nasıl şekillenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44523

Temel fark, ispat yükünün üzerine alınmamasıdır. HMK m. 191'e göre, 'karşı ispat' faaliyeti için delil sunan taraf (genellikle davalı), ispat yükünü taşıyan tarafın (genellikle davacı) iddiasının doğru olmadığını göstermeye çalışır. Bu faaliyetiyle ispat yükünü üzerine almış sayılmaz. Sadece asıl ispatla yükümlü olanın işini zorlaştırır. İspat yükünün yer değiştirmesi ise, kanuni veya fiili bir karineye dayanıldığında ya da asıl ispat yükü altındaki tarafın kendi iddiasını ispatlamasından sonra, aksini ispat etme yükümlülüğünün diğer tarafa geçmesidir. Eğer asıl ispat yükünü taşıyan taraf, kendi iddiasını kendi delilleriyle ispat edemezse, davayı kaybeder. Diğer tarafın sadece karşı delil sunmuş olması, ispat yükü altındaki tarafın iddiasını ispatlamış olduğu anlamına gelmez ve bu durumdan kendi lehine bir hak çıkaramaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2715 E., 2021/360 K. kararında belirtildiği gibi) (barandogan.av.tr/.../hmk-madde-191-karsi-ispat.html)