Bir muhasebecinin, bir şirkette fiilen çalışmayan kişileri çalışmış gibi göstererek SGK'ya işe giriş bildirgeleri vermesi eylemi hangi suçu oluşturur? Bu fiil 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' (TCK m. 206) suçu kapsamında değerlendirilebilir mi?
Bu eylem, zincirleme şekilde işlenmiş 'özel belgede sahtecilik' (TCK m. 207, 43) suçunu oluşturur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2015/29867 sayılı kararında da belirtildiği gibi, SGK'ya verilen işe giriş bildirgesi, işveren tarafından düzenlenen ve işçi ile işveren arasındaki hizmet akdini belgeleyen bir özel belge niteliğindedir. Fiilen var olmayan bir çalışma ilişkisini varmış gibi göstererek bu belgeyi düzenlemek, maddi bir sahteciliktir. Bu fiil, TCK m. 206'daki 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçu kapsamında değerlendirilemez. Çünkü TCK m. 206'nın oluşabilmesi için, kişinin beyanının doğrudan bir resmi belge içeriğini oluşturması gerekir (örneğin, nüfus memuruna yalan beyanda bulunarak kimlik düzenletmek). Oysa işe giriş bildirgesi, işverenin kendi beyanını içeren ve kuruma sunduğu bir özel belgedir. (barandogan.av.tr/.../ozel-belgede-evrakta-sahtecilik-cezasi.html)