Anayasa Mahkemesi'nin *Kemal Demir* kararında, Danıştay dairesinde görev alan üç üyenin İdari Dava Daireleri Kurulu'ndaki incelemeye katılmasını tarafsızlığa aykırı bulmamasının temel gerekçesi nedir? Bu gerekçeyi, AİHM'nin *Fazlı Aslaner* kararındaki yaklaşımıyla eleştirel bir bakış açısıyla değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44428

Anayasa Mahkemesi'nin *Kemal Demir* kararındaki temel gerekçesi, sayısal orandır. AYM, Daire'de görev alan üç üyeye karşılık, Kurul'da çok daha fazla sayıda (temyizde otuz, karar düzeltmede otuz altı) üyenin bulunduğunu, bu nedenle o üç üyenin kararın sonucuna etkisinin sınırlı olacağını ve bu durumun tek başına tarafsızlığı ihlal etmeyeceğini belirtmiştir. AİHM ise *Fazlı Aslaner* kararında, bu sayısal yaklaşımı reddetmiştir. AİHM'e göre, objektif tarafsızlık sorununda ilgili üyelerin sayısının veya oranının belirleyici olmadığı, ciddi bir gerekçe olmadıkça daha önce kanaat belirtmiş bir hakimin aynı uyuşmazlığın çözümüne katılmasının başlı başına bir sorun olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca AİHM, bu üyelerden birinin Kurul'a başkanlık etmesini ek bir ağırlaştırıcı neden olarak görmüştür. Dolayısıyla, AYM'nin sayısal çoğunluğa dayalı yaklaşımı, AİHM'nin ilkesel ve görünüşte tarafsızlığa odaklanan yaklaşımına göre daha dar bir yorumu yansıtmaktadır ve eleştiriye açıktır. (sen.av.tr/.../temyiz-incelemesine-katilan-uye-ceza-genel-kurulu-incelemesine-katilabilir-mi.html)