Bir trafik kazası davasında, davacı vekili dava dilekçesinde talep sonucunu 10.000 TL olarak belirtmiş, ancak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Yargılama sırasında bilirkişi raporuyla alacağın 100.000 TL olduğu tespit edilince, davacı talebini ıslahla 100.000 TL'ye çıkarmıştır. Davalının ıslahla artırılan 90.000 TL'lik kısım için zamanaşımı def'inde bulunması halinde, bu def'i nasıl değerlendirilmelidir?
Bu durum, davanın 'kısmi dava' olarak açıldığını göstermektedir. Kısmi davada, dava dilekçesindeki miktar için zamanaşımı, dava tarihinde kesilir. Ancak, dava edilmeyen ve saklı tutulan bakiye alacak (90.000 TL) için zamanaşımı işlemeye devam eder. Bu bakiye alacak, 'ıslah' dilekçesinin verildiği tarihte talep edilmiş sayılır. Dolayısıyla, davalının zamanaşımı def'i değerlendirilirken, ıslahla artırılan 90.000 TL'lik kısım için, haksız fiil (kaza) tarihi ile ıslah tarihi arasında kanunda öngörülen zamanaşımı süresinin (KTK m. 109'a göre 2 yıl veya ceza zamanaşımı) geçip geçmediğine bakılır. Eğer ıslah tarihinde zamanaşımı süresi dolmuşsa, davalının bu def'i haklı bulunur ve mahkemenin ıslahla artırılan kısmı zamanaşımı nedeniyle reddetmesi gerekir. (Bu durum, HMK m. 107'deki belirsiz alacak davasından farklıdır, orada zamanaşımı alacağın tamamı için kesilir.)