Bir trafik kazasında, olay yerinin 'karayolu' sayılıp sayılmayacağı hususunda tereddüt varsa (örneğin bir şantiye içi yol), mahkemenin bu tespiti nasıl yapması gerekir?
Mahkemenin bu tespiti re'sen veya tarafların talebi üzerine, bir 'keşif' yaparak gerçekleştirmesi gerekir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/950 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu keşif sırasında mutlaka bir 'trafik bilirkişisi' de hazır bulundurulmalıdır. Bilirkişi, kaza yerinin fiili durumunu, kamuya açıklığını, diğer karayolları ile olan 'bağlantısını', zemininin niteliğini ve fiilen taşıt trafiği tarafından kullanılıp kullanılmadığını inceleyerek teknik bir rapor hazırlamalıdır. Mahkeme, bu keşif tutanağı ve bilirkişi raporu ışığında, olayın meydana geldiği yerin 2918 sayılı KTK'nın 2. maddesi kapsamında 'karayolu' veya 'karayolu sayılan yer' olup olmadığına karar verecektir. Bu tespit, KTK ve ZMSS hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyeceği için davanın esası açısından hayati önem taşır. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../olumlu-ve-yaralamali-trafik-kazasi-tazminat-davasi.html)