Hırsızlık suçunun 'doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak' (TCK m. 142/2-c) işlenmesi halinin nitelikli hal olarak düzenlenmesinin ardındaki kriminolojik ve sosyolojik gerekçe nedir?
Bu nitelikli halin düzenlenmesinin ardındaki temel gerekçe, failin, toplumun en savunmasız ve zayıf anını fırsata çevirmesidir. Deprem, sel, yangın gibi doğal afetler veya toplumsal kargaşa (isyan, terör olayı vb.) anlarında, insanların can derdine düşmesi, mallarını koruma imkanlarının ortadan kalkması ve genel bir panik havasının hakim olması söz konusudur. Kamu otoritelerinin ve güvenlik güçlerinin de dikkati ve imkanları bu olağanüstü durumu yönetmeye odaklanmıştır. Failin, toplumun bu ortak acı ve zaafiyet anını, kişisel menfaati için kötüye kullanması, eylemin ahlaki ve toplumsal haksızlık içeriğini artırır. Bu, sadece bir mülkiyet ihlali değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ruhuna ve insanlığa karşı işlenmiş bir fiil olarak görülür. Kanun koyucu, bu nedenle failin bu özel durumdan yararlanarak suç işlemesini, daha yüksek bir toplumsal tehlike ve ahlaki bozulma işareti olarak değerlendirmiş ve eylemi daha ağır bir yaptırıma (5 ila 10 yıl hapis) bağlamıştır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/.../hirsizlik-sucu...)