HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının, 1086 sayılı HUMK dönemindeki kısmi davadan temel farkları nelerdir? Özellikle zamanaşımı ve talep artırımı açısından karşılaştırınız.
İki dava türü arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Zamanaşımı: Kısmi davada, dava açılırken talep edilen miktar için zamanaşımı kesilir, ancak saklı tutulan bakiye alacak için zamanaşımı işlemeye devam ederdi. Bu bakiye alacağın sonradan ıslahla talep edildiği tarihte zamanaşımı dolmuşsa, davalı zamanaşımı def'inde bulunabilirdi. Belirsiz alacak davasında ise (HMK m. 107), dava açıldığında alacağın 'tamamı' için zamanaşımı kesilir. Davacı, yargılama sırasında alacak belirli hale geldikten sonra, zamanaşımı endişesi taşımadan, talep sonucunu artırabilir. 2) Talep Artırımı: Kısmi davada bakiye alacak, kural olarak 'ıslah' yoluyla talep edilebilirdi ve ıslah sadece bir kez yapılabilirdi. Belirsiz alacak davasında ise, alacak belirli hale geldikten sonra davacı, 'iddianın genişletilmesi yasağına' tabi olmadan ve ıslaha başvurmak zorunda kalmadan, dilekçeyle talep sonucunu artırabilir. Bu, belirsiz alacak davasını davacı lehine daha avantajlı kılan en önemli farktır. Belirsiz alacak davası, davacının alacağının miktarını veya değerini davanın başında tam ve kesin olarak belirleyemediği durumlarda hak kaybına uğramasını önlemek amacıyla getirilmiştir. (Yargıtay 8. HD - 2016/6712 K. kararı ve genel hukuk ilkeleri referans alınarak)