Bir kişinin, gerçekte var olan bir alacağını ispatlamak amacıyla sahte bir belge düzenlemesi halinde TCK m. 211 uyarınca ceza indirimi alabilmesi için, alacağın 'hukuki bir ilişkiye dayanması' şartı ne anlama gelir? Hukuka veya ahlaka aykırı bir ilişkiden doğan alacak için bu indirim uygulanır mı?
Alacağın 'hukuki bir ilişkiye dayanması' şartı, alacağın meşru ve hukuken korunabilir bir temelden kaynaklanması gerektiğini ifade eder. Bu, geçerli bir sözleşme (satış, kira, hizmet vb.), haksız fiil, sebepsiz zenginleşme gibi hukukun tanıdığı borç kaynaklarından biri olabilir. Hukuka veya ahlaka aykırı bir ilişkiden doğan alacaklar (örneğin, kumar borcu, rüşvet anlaşmasından doğan alacak gibi) hukuken himaye görmezler. Borçlar Kanunu'na göre bu tür borçlar 'eksik borç' niteliğindedir; yani dava ve takip yoluyla talep edilemezler. Dolayısıyla, hukuken meşru olmayan ve talep hakkı doğurmayan bir alacağı ispatlamak amacıyla sahte belge düzenleyen fail, TCK m. 211'deki indirimden yararlanamaz. Çünkü kanun koyucu, sadece 'meşru bir hakkın' ispatı amacıyla işlenen sahteciliği daha az cezayla karşılamayı amaçlamıştır, hukuka aykırı bir menfaatin peşine düşülmesini değil. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../ozel-belgede-evrakta-sahtecilik-cezasi.html)