Bir olayda, failin eyleminin hem TCK m. 95/1-a ('Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olma') hem de TCK m. 95/3 ('Vücutta kemik kırılmasına neden olma') kapsamına girmesi halinde (örneğin, işkence sonucu kolu kırılan ve bu nedenle kolunun işlevi sürekli zayıflayan bir mağdur), ceza nasıl belirlenir? Fikri içtima kuralları uygulanır mı?
Bu durumda fikri içtima kuralları uygulanmaz, çünkü TCK m. 95, tek bir 'işkence' fiilinin farklı ağırlıktaki sonuçlarını düzenleyen özel bir içtima (neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç) hükmüdür. Fail, tek bir işkence eylemiyle birden fazla ağır neticeye sebep olmuştur. Ceza hukukunun genel ilkesi gereği, bu durumda faile en ağır neticeyi düzenleyen hüküm uygulanır. TCK m. 95/3, 8 ila 15 yıl arasında hapis cezası öngörürken, TCK m. 95/1, temel cezanın (3-12 yıl) yarı oranında artırılmasını öngörmektedir. Somut olayın özelliklerine göre, TCK m. 95/3'ün ceza aralığı genellikle TCK m. 95/1'in artırılmış halinden daha ağır bir sonuç doğurur. Dolayısıyla, mahkeme, en ağır neticeyi düzenleyen TCK m. 95/3'ü esas alarak, 'kırığın hayati fonksiyonlara etkisini' de dikkate alarak 8 ila 15 yıl arasında bir cezaya hükmetmelidir. Diğer ağırlaşmış sonuç (işlevin sürekli zayıflaması) ise, TCK m. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir gerekçe olarak kullanılabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../tck-madde-95...)