İHAM, bir hakimin tarafsızlığını değerlendirirken 'öznel (sübjektif) tarafsızlık' ve 'nesnel (objektif) tarafsızlık' ayrımını nasıl yapmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44378

'Öznel (subjektif) tarafsızlık', hakimin kişisel olarak, vicdanen o davada bir ön yargıya veya tarafgirliğe sahip olup olmamasıyla ilgilidir. Bu, hakimin zihinsel durumuyla ilgili olduğu için ispatı zordur ve kural olarak hakimin tarafsız olduğu karine olarak kabul edilir. Bu karinenin çürütülmesi için, hakimin davayla ilgili kişisel bir çıkarı, düşmanlığı veya önyargılı bir ifadesi gibi somut kanıtlar gerekir. 'Nesnel (objektif) tarafsızlık' ise, hakimin kişisel tutumundan bağımsız olarak, kurumun yapısı ve yargılamanın dış görünüşü itibarıyla tarafsızlığa ilişkin her türlü meşru şüpheyi ortadan kaldıracak güvencelerin var olup olmadığıyla ilgilidir. Burada önemli olan, 'tarafsızlık görünümü'dür. Bir hakimin, daha önce savcı olarak soruşturduğu bir davaya bakması veya kendi kararını denetleyen bir üst kurulda yer alması, kişisel olarak tarafsız olsa bile, dışarıdan bakan makul bir gözlemcide tarafsızlığına dair haklı bir şüphe uyandıracağı için 'nesnel tarafsızlık' ilkesinin ihlali olarak kabul edilir. (Kaynak: sen.av.tr/.../temyiz-incelemesine-katilan-uye...)