Bir hırsızlık olayında, çalınan eşyanın (örneğin bir cep telefonu) ekonomik değerinin çok düşük olmamasına rağmen, failin sadece o anki acil bir ihtiyacını (örneğin, acil bir telefon görüşmesi yapma ihtiyacı) karşılamak için bu suçu işlediği anlaşılırsa, TCK m. 147'de düzenlenen 'zorunluluk hali' uygulanabilir mi?
Hayır, uygulanamaz. TCK m. 147, hırsızlık suçu için özel bir zorunluluk hali düzenlemiştir. Bu hükmün uygulanabilmesi için, hırsızlığın 'ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için' işlenmesi gerekir. Yargıtay uygulamasına göre, 'ağır ve acil ihtiyaç', genellikle kişinin veya ailesinin hayati tehlikeye düşmesini önleyecek nitelikteki temel yaşam ihtiyaçlarını (açlık, donma tehlikesi gibi) ifade eder. Bir telefon görüşmesi yapma ihtiyacı, her ne kadar acil olabilirse de, hayati nitelikte 'ağır' bir ihtiyaç olarak kabul edilmez. TCK m. 147, çok istisnai ve hayati zorunluluk durumları için öngörülmüş bir hükümdür. Bu nedenle, örnekteki durumda failin eylemi TCK m. 147 kapsamında değerlendirilemez, ancak genel hükümlere göre (örneğin, TCK m. 25/2'deki genel zorunluluk hali) şartları varsa değerlendirilebilir, ki bu da pek olası değildir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/.../hirsizlik-sucu...)