5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi, çeşitli bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere idari para cezası öngörmektedir. Bu idari para cezalarının uygulanması, Kurum'un (SGK) aynı zamanda rücu hakkını kullanmasına engel midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44368

Hayır, engel değildir. İdari para cezası ile rücu hakkı, birbirinden tamamen farklı hukuki nitelikte ve amaçta olan iki ayrı yaptırım ve haktır. İdari para cezası (İPC), kanunla öngörülen bir bildirim veya beyan yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmemesi şeklindeki 'usuli bir kabahat' fiilini cezalandırmaya yönelik bir idari yaptırımdır. Rücu hakkı ise, Kurum'un, sigortalıya veya hak sahiplerine, işverenin veya üçüncü bir kişinin hukuka aykırı bir fiili (hukuka aykırı çalıştırma, sigortasız çalıştırma, kusurlu eylem vb.) nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 'tazminat ve ödenekleri' geri alma hakkıdır. Bu, bir tür tazminat ve alacak hakkıdır. Dolayısıyla, örneğin sigortasız işçi çalıştıran bir işverene, hem süresinde bildirim yapmadığı için İPC uygulanır, hem de o işçinin geçirdiği iş kazası nedeniyle Kurum'un yaptığı masraflar kendisine rücu edilir. Biri usuli yükümlülüğün, diğeri maddi zararın karşılığıdır ve birbirini engellemez. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/5510-sayili-kanun-sosyal-sigortalar/)