Bir trafik kazası sonucunda hem iş kazası hem de trafik kazası unsurları birleşiyorsa (trafik-iş kazası), açılacak tazminat davasında mahkeme hangi öncelikli tespiti yapmalıdır ve bu tespitin görevli mahkemeye etkisi nedir?
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/8703 K. sayılı kararına göre, bu tür bir durumda mahkemenin öncelikle yapması gereken tespit, olayın 'iş kazası' niteliğinde olup olmadığının belirlenmesidir. Bu, bir 'ön sorun'dur. Çünkü bu tespit, hem uygulanacak hukuk kurallarını hem de görevli mahkemeyi belirleyecektir. Mahkeme, öncelikle davacıya, olayı SGK'ya bildirmesi ve iş kazası tespiti için idari süreci başlatması yönünde süre vermelidir. Eğer SGK olayı iş kazası olarak kabul etmezse, davacının SGK ve işverene karşı bir 'iş kazasının tespiti davası' açması için süre verilmeli ve bu dava, mevcut tazminat davası için 'bekletici mesele' yapılmalıdır. Eğer olayın iş kazası olduğu kesinleşirse, dava İş Mahkemesi'nde görülmeye devam eder. Ancak olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, uyuşmazlık tamamen Borçlar Kanunu'ndaki haksız fiil hükümlerine tabi olacağından, davanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (veya sigorta şirketi de davalıysa Asliye Ticaret Mahkemesi'nde) görülmesi gerekir. Bu durumda İş Mahkemesi'nin görevsizlik kararı vermesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../olumlu-ve-yaralamali-trafik-kazasi-tazminat-davasi.html)