İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin Fazlı Aslaner/Türkiye kararında, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun (İDDK) tarafsızlığının ihlal edildiği sonucuna varılmasının temel nedenleri nelerdir? Üyelerin sayısı mı, yoksa nitelikleri mi belirleyici olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44343

İHAM'ın Fazlı Aslaner/Türkiye kararında İDDK'nın tarafsızlığının ihlal edildiği sonucuna varmasının temel nedenleri şunlardır: 1) Objektif Tarafsızlık Sorunu: Başvurucunun lehine olan ilk derece kararını bozan Danıştay Dairesi'nin üç üyesinin, bu bozmaya karşı yapılan ısrarı görüşen İDDK'da da oy hakkına sahip olarak yer almaları. İHAM'a göre, bu üyelerin kendi önceki kararlarını objektif bir şekilde yeniden değerlendirmeleri beklenemez ve bu durum, tarafsızlık görünümünü zedeler. 2) Sayının Belirleyici Olmaması: İHAM, bu tür bir objektif tarafsızlık sorununda, ilgili üyelerin sayısının veya kuruldaki oranının tek başına belirleyici olmadığını, varlıklarının kendisinin soruna yol açtığını belirtmiştir. Yani, 'üç üye azdır' savunmasını kabul etmemiştir. 3) Niteliksel Unsur: İHAM, bu üç üyeden birinin (T.Ç.) aynı zamanda Danıştay Başkan Vekili sıfatıyla İDDK'ya başkanlık ettiğini ve görüşmeleri yönettiğini özellikle vurgulamıştır. Bu durumun, tarafsızlık görünümünü etkileyen 'ek bir koşul' oluşturduğunu ve ihlalin ağırlığını artırdığını gözlemlemiştir. Dolayısıyla, kararda hem üyelerin önceki pozisyonu (nitelik) hem de bu durumun yarattığı objektif görünüm (sayıdan bağımsız olarak) ihlalin temelini oluşturmuştur. (Kaynak: sen.av.tr/.../temyiz-incelemesine-katilan-uye...)