Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 25.04.2024 tarihli, 2023/18811 E. sayılı kararında, vekaletnamesi olmayan müdafiin sanıkla birlikte duruşmalara katılması, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi için yeterli görülmüştür. Bu kararın, avukatlık sözleşmesinin ispatı açısından taşıdığı anlamı yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44340

Bu karar, avukatlık sözleşmesinin ispatının sadece yazılı bir belgeye (vekaletname) bağlı olmadığını, tarafların fiili durumları ve irade beyanlarıyla da ispatlanabileceğini teyit etmektedir. Karara göre, sanığın bir avukatla birlikte mahkeme huzuruna çıkması ve avukatın kendisini savunmasına itiraz etmemesi, Borçlar Hukuku anlamında bir 'vekalet sözleşmesi'nin kurulduğuna dair güçlü bir karine teşkil eder. Bu, sözleşmenin zımni (örtülü) bir irade beyanıyla kurulduğunun mahkeme tarafından kabulüdür. Sanık, bu eylemiyle o avukatı 'vekili' olarak tayin etme iradesini ortaya koymuştur. Avukatlık Kanunu'nun da sözleşme için yazılı şekil şartı aramaması (m. 163) bu yorumu desteklemektedir. Sonuç olarak, mahkeme, şekli bir vekaletname olmasa dahi, bu fiili durumdan hareketle bir temsil ilişkisinin varlığını kabul etmiş ve beraat eden sanık lehine vekalet ücreti takdirinin, AAÜT'nin bir gereği olduğuna hükmetmiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/sanigin-vekaletname-cikarmaksizin-mudafi-tayini)