HMK'nın 141. maddesi (değişiklikten önceki haliyle), ön inceleme duruşmasına mazeretsiz olarak gelmeyen tarafın aleyhine, gelen tarafa 'iddia ve savunmasını genişletme' hakkı tanıyordu. Bu düzenlemenin 'silahların eşitliği ilkesi' açısından yarattığı sorun nedir ve 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin amacı ne olmuştur?
Değişiklikten önceki HMK m. 141, ön inceleme duruşmasına katılımı teşvik etmeyi amaçlasa da, 'silahların eşitliği' ilkesini zedeleyen bir sonuç doğuruyordu. Özellikle, süresinde cevap vermeyerek davayı inkâr etmiş sayılan ve duruşmaya katılma zorunluluğu bulunmayan davalı açısından bu durum ciddi bir dezavantaj yaratıyordu. Davacı, davalının yokluğunda, onun savunma yapma imkanı olmadan, davanın başında ileri sürmediği yeni iddiaları ve vakıaları serbestçe davaya dahil edebiliyordu. Bu, davalının savunma hakkını kısıtlayan ve yargılamanın dengesini bozan bir durumdu. 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle bu hüküm kaldırılmıştır. Değişikliğin amacı, adil yargılanma hakkının bir gereği olan silahların eşitliği ilkesini korumak, sırf duruşmaya gelinmediği için bir tarafın diğer taraf aleyhine usuli bir üstünlük elde etmesini önlemek ve uyuşmazlığın çerçevesinin dilekçeler aşamasında netleşmesini sağlamaktır. Artık, dilekçelerin teatisi bittikten sonra iddia ve savunma ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati ile genişletilebilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../hmk-madde-191...)