Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, Yargıtay ceza daireleri ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun (İDDK) alt daireler ile ilişkisini farklı değerlendirmesinin altında yatan temel mantık nedir?
Anayasa Mahkemesi'nin Kemal Demir ve Serkan Şeker kararlarına atıfta bulunan metindeki analize göre, bu farklılığın temel mantığı hiyerarşik yapının niteliğindedir. Serkan Şeker kararında ele alınan ve ilk derece kararını veren hakimin itirazı inceleyen üst mahkemede yer alması, açık bir dikey hiyerarşi ve denetim ilişkisidir ki bu CMK m. 23 tarafından yasaklanmıştır. Kemal Demir kararında ele alınan Danıştay Dairesi-İDDK ilişkisi ise AYM tarafından daha yatay bir ilişki olarak görülmüştür. Her ikisi de temyiz mercii olarak kabul edilmiş ve İDDK'nın Daire kararını klasik anlamda 'temyizen' incelemediği, daha çok bir 'ısrar' veya 'direnme' mekanizması olduğu ima edilmiştir. Yargıtay Ceza Daireleri ile YCGK arasındaki ilişki de bu ikili ayrıma daha yakındır. YCGK, dairelerin üzerinde mutlak bir temyiz mercii olmaktan çok, daireler arası içtihat farklılıklarını gideren, direnme kararlarını çözen bir 'içtihat birleştirme' ve 'son karar' organı olarak görülmektedir. Bu yapısal yorum, Yargıtay'ın neden bir daire üyesinin YCGK'ya katılmasını CMK m. 23'ün doğrudan ihlali olarak görmediğini açıklamaktadır, ancak bu yorumun İHAM'ın objektif tarafsızlık ilkesiyle çeliştiği açıktır. (Kaynak: sen.av.tr/.../temyiz-incelemesine-katilan-uye...)