Bir davada, davacı tanıklarının beyanları ile davalı işverenin sunduğu işyeri giriş-çıkış kayıtları (puantaj) çelişiyorsa, mahkeme hangisine üstünlük tanımalıdır? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/12334 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44321

Kural olarak, yazılı deliller takdiri delillere (tanık beyanı gibi) göre daha üstün bir ispat gücüne sahiptir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da bu ilke vurgulanmaktadır. Fazla çalışma iddiasının ispatında, işyerine giriş-çıkışı gösteren belgeler (puantaj kayıtları, kartlı geçiş sistemleri vb.) öncelikli ve daha güçlü delillerdir. Tanık beyanları ise ancak yazılı delil bulunmadığı veya yazılı delillerin gerçeği yansıtmadığı (örneğin, işçinin kart bastıktan sonra çalışmaya devam etmesi gibi) durumlarda dikkate alınır. Eğer dosyada işyeri kayıtları mevcutsa, mahkemenin öncelikle bu kayıtları esas alması, tanık beyanlarını ise bu kayıtları desteklemek veya çürütmek için değerlendirmesi gerekir. Kararda da belirtildiği gibi, mahkemenin, dosyaya sunulan işyeri kayıtlarını denetime elverişli bir bilirkişi raporu ile değerlendirmeden, sadece tanık beyanlarına dayanarak karar vermesi eksik inceleme sayılır ve bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../hmk-madde-191...)