TCK m. 95/3'e göre işkence sonucu kemik kırılması halinde ceza 'kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre' belirlenir. Bu ifadeden ne anlaşılmalıdır? Mahkeme bu etkiyi nasıl değerlendirmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44320

'Kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre' ifadesi, hakime cezanın bireyselleştirilmesi konusunda bir takdir yetkisi vermektedir. Hakim, cezayı 8 yıldan 15 yıla kadar olan aralıkta belirlerken, kırığın sadece varlığını değil, mağdurun yaşamı üzerindeki somut etkilerini de dikkate almalıdır. Bu değerlendirmede; kırığın yeri (parmak kemiği, kafatası kemiği gibi), kırığın sayısı, kırığın niteliği (basit, parçalı vb.), iyileşme süreci, kalıcı bir işlev kaybına veya sakatlığa yol açıp açmadığı, mağdurun günlük yaşamını, çalışma kapasitesini ve genel sağlığını ne ölçüde ve ne kadar süreyle olumsuz etkilediği gibi hususlar göz önünde bulundurulur. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yapabilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan veya tam teşekküllü bir hastaneden ayrıntılı bir rapor alması ve bu rapordaki tıbbi bulguları hukuki olarak yorumlayarak ceza miktarını gerekçeli bir şekilde belirlemesi gerekir. Etki ne kadar ağır ve kalıcı ise, ceza da o kadar üst sınıra yaklaşacaktır. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../tck-madde-95...)