Hukuk davalarında ispat yükü kendisine düşmeyen bir taraf, HMK m. 191 uyarınca karşı delil göstererek diğer tarafın ispat faaliyetini güçleştirebilir. Bu durumun 'silahların eşitliği' ilkesiyle olan ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44301

'Silahların eşitliği' ilkesi, davanın taraflarına usuli haklar ve imkanlar bakımından eşit fırsatlar tanınmasını, bir tarafın diğerine göre dezavantajlı bir konuma düşürülmemesini ifade eder. İspat yükü, HMK m. 190 gereği kural olarak bir tarafa aittir. Eğer diğer tarafın buna karşı delil sunma imkanı olmasaydı, ispat yükü altındaki tarafın sunduğu zayıf veya şüpheli deliller dahi mahkemece kabul edilmek zorunda kalabilirdi. HMK m. 191'in getirdiği 'karşı ispat' imkanı, ispat yükü kendisinde olmayan tarafa, diğer tarafın iddialarının ve delillerinin gerçeğe aykırı veya zayıf olduğunu gösterme fırsatı tanır. Bu sayede, taraflar arasında delil sunma ve iddiaları çürütme konusunda bir denge kurulur. Karşı taraf, sadece pasif bir şekilde beklemek yerine, aktif olarak yargılamaya katılarak maddi gerçeğin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir. Bu durum, her iki tarafın da iddia ve savunmalarını delilleriyle destekleme ve karşı tarafınkileri çürütme konusunda eşit imkanlara sahip olmasını sağlayarak 'silahların eşitliği' ilkesini somutlaştırır. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../hmk-madde-191...)