Yargıtay ceza dairesi üyesinin, aynı dosyanın YCGK incelemesine katılması durumunda 'nesnel tarafsızlık' ilkesinin neden ihlal edildiğini, yargılanan kişi nezdinde oluşan izlenim ve haklı beklenti üzerinden açıklayınız.
Nesnel tarafsızlık, mahkemenin veya hakimin dış görünüşü itibarıyla tarafsız olduğu konusunda hak arayanlara güven vermesidir. Bir Yargıtay dairesi üyesi, ön incelemede dosyanın esasına girerek hukuki bir kanaat oluşturmuş ve bu yönde oy kullanmıştır. Aynı dosya YCGK önüne geldiğinde, bu üyenin kendi daha önceki kararını veya görüşünü objektif bir şekilde yeniden değerlendirmesi beklenemez. Doğal olarak kendi kararını savunma eğiliminde olacaktır. Yargılanan sanık veya müdafii açısından bakıldığında, kendi aleyhine daha önce karar vermiş bir hakimin, o kararın denetlendiği bir kurulda yer alması, yargılamanın adilliği konusunda haklı bir şüphe ve endişe doğurur. 'Acaba hakim kendi hatasını kabul edecek mi?' veya 'Diğer üyeleri etkileyecek mi?' gibi kuşkular, mahkemenin tarafsız görünümünü zedeler. İHAM'ın da vurguladığı gibi, adaletin sadece yerine getirilmesi değil, aynı zamanda yerine getirildiğinin görünmesi de esastır. Bu nedenle, üyenin YCGK'ya katılması, yargılamanın taraflarında bıraktığı izlenim açısından nesnel tarafsızlık ilkesini ihlal eder. (Kaynak: sen.av.tr/.../temyiz-incelemesine-katilan-uye...)