1086 sayılı HUMK döneminde tacir olmayan kişiler arasında akdedilmiş bir yetki sözleşmesi, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan bir davada geçerli midir? HMK m. 17 ve m. 448'i birlikte değerlendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44262

Evet, geçerlidir. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi, yetki sözleşmesi yapma hakkını sadece tacirler ve kamu tüzel kişileri ile sınırlandırmıştır. Ancak, HMK m. 448'e göre yeni kanun 'tamamlanmış işlemleri' etkilemez. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/427 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yetki sözleşmeleri usul hukuku bakımından sonuç doğursa da, kurulmaları ve geçerlilikleri maddi hukuk ilkelerine (sözleşme serbestisi) tabidir. 1086 sayılı HUMK, tacir olmayan kişilerin de yetki sözleşmesi yapmasına izin veriyordu. Dolayısıyla, HUMK döneminde usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki sözleşmesi, 'tamamlanmış bir hukuki işlem'dir. Sonradan yürürlüğe giren HMK m. 17, bu tamamlanmış işlemin geçerliliğini ortadan kaldıramaz. Aksinin kabulü, kazanılmış haklara ve hukuki güvenliğe aykırı olur. Ancak bu yetki sözleşmesi, HUMK m. 22 uyarınca 'seçimlik yetki' oluşturur, HMK m. 17'deki gibi 'kesin yetki' oluşturmaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../hmk-madde-448...)