Bir trafik kazası sonucunda, yaralanan kişinin yüzünde 'sabit iz' kalması, tazminat hukuku açısından hangi tür zararları gündeme getirir? Bu durumun 'ekonomik geleceğin sarsılması' tazminatına etkisini Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/4410 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44253

Yüzde sabit iz kalması, öncelikle manevi tazminat talebini gündeme getirir. Kişinin estetik bütünlüğünün bozulması, elem ve ızdırap duymasına neden olur. Bunun yanı sıra, bu durum 'ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar' (BK md. 54) kapsamında maddi tazminat talebine de yol açabilir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin anılan kararına göre, bu tür bir zarar, kişinin çalışma gücünde fiilen bir azalma olmasa bile meydana gelebilir. Özellikle, mesleği gereği toplumla ve insanlarla sürekli iletişim halinde olması gereken (halkla ilişkiler, sosyal hizmet uzmanı, oyuncu vb.) bir kişinin yüzünde sabit iz kalması, onun iş bulmasını zorlaştırabilir veya mesleğinde yükselmesine engel olabilir. Mahkeme, bu 'müstakbel zararı' belirlerken, davacının mesleğini, yaşını ve izin niteliğini göz önünde bulundurarak, bu durumun kariyerine ve gelir elde etme potansiyeline olan olumsuz etkilerini uzman bir bilirkişi aracılığıyla somut olarak hesaplatmalı ve buna göre bir maddi tazminata hükmetmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../olumlu-ve-yaralamali-trafik-kazasi-tazminat-davasi.html)