Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09.12.1974 tarihli, 1974/8-272 E. sayılı kararı, vekaletnamesi olmayan müdafiin kanun yollarına başvurma hakkını hangi şarta bağlamıştır? Bu şartın hukuki dayanağı nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararı, vekaletnamesi olmayan müdafiin kanun yollarına başvurma hakkını, bu başvurunun 'yardımcısı olduğu sanığın açık arzusuna muhalif olmaması' şartına bağlamıştır. Bu şartın hukuki dayanağı, o dönemde yürürlükte olan CMUK'un 290. maddesidir (güncel CMK'daki karşılığı m. 261'dir). CMK m. 261'de de 'Avukat, müdafiiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir.' hükmü yer almaktadır. YCGK, sanığın duruşmada bir avukatı müdafii olarak kabul etmesiyle müdafilik sıfatının doğduğunu ve bu müdafiin, sanığın aksi yönde bir iradesi olmadıkça, onun lehine olan kanun yollarına başvurabileceğini kabul etmiştir. Kararda, sanığın temyiz için depo akçesini bizzat yatırması da bu yöndeki 'açık arzusunun' bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/sanigin-vekaletname-cikarmaksizin-mudafi-tayini)