Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı (TCK m. 145) halinde ceza sorumluluğu nasıl etkilenir? Bu hükmün uygulanması hakimin takdirine mi bağlıdır, yoksa zorunlu bir indirim midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44242

TCK m. 145, 'Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir' hükmünü içermektedir. Bu hüküm, hakime geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır; zorunlu bir indirim sebebi değildir. Hakim, öncelikle malın değerinin 'az' olup olmadığını objektif olarak belirlemelidir. 'Az değer', Yargıtay tarafından 'daha çoğunu alma imkanı varken yalnızca ihtiyacı kadar ve çok az bir miktar alma' şeklinde yorumlanmaktadır. Değerin az olduğu tespit edilse bile, hakim cezada indirim yapmak veya ceza vermekten vazgeçmek zorunda değildir. Bu kararı verirken suçun işleniş şeklini (örneğin, kilit kırılarak işlenmesi) ve failin amacını (ihtiyaç veya keyfilik) da göz önünde bulunduracaktır. Yargıtay (örn. 13. CD, 2019/11610 K.), değer tespiti yapılmadan veya TCK m. 145'in uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni saymaktadır. Bu, hakimin takdir yetkisini kullanırken keyfi davranamayacağını, gerekçeli bir karar vermesi gerektiğini gösterir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/.../hirsizlik-sucu...)