TCK m. 142/2-h'de düzenlenen 'bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' nitelikli hırsızlık suçu ile TCK m. 142/1-e'de düzenlenen 'gelenek veya özgülenme veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında' işlenen hırsızlık suçunu, bir apartmanın dışında ancak bahçe duvarının içinde kilitlenmemiş halde bırakılan bir bisikletin çalınması örneği üzerinden karşılaştırınız.
Bu iki nitelikli hal arasındaki ayrım, eşyanın bulunduğu yerin niteliği ve muhafaza altına alınıp alınmadığına ilişkindir. 'Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya' (TCK m. 142/2-h), kapalı ve dış dünya ile bağlantısı kesilmiş bir alanda (ev, depo, kilitli apartman girişi vb.) saklanan eşyayı ifade eder ve cezası 5 ila 10 yıl hapistir. 'Açıkta bırakılmış eşya' (TCK m. 142/1-e) ise, tabiatı gereği (tarım aletleri, arı kovanları vb.) veya alışkanlıklar gereği (apartman önündeki bisiklet, bebek arabası vb.) dışarıda bırakılan eşyayı ifade eder ve cezası 3 ila 7 yıl hapistir. Örnekteki olayda, apartman bahçesi, binanın 'eklentisi' sayılır. Ancak bisiklet, bu eklenti içinde kilitlenerek veya kapalı bir alana (bisiklet odası gibi) konularak 'muhafaza altına alınmamıştır'. Sadece bahçe içinde bırakılmıştır. Yargıtay uygulamasına göre, bu tür durumlarda eylem, TCK m. 142/2-h kapsamına girmez. Bisikletin, apartman sakinleri tarafından sürekli olarak o alanda bırakılması bir 'kullanım gereği' olarak kabul edilebilirse, eylem TCK m. 142/1-e kapsamındaki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur. Eğer bu da kabul edilmezse, basit hırsızlık (TCK m. 141) söz konusu olur. Suç vasfı, bahçenin niteliği (herkesin girebildiği bir yer mi, yoksa kapalı bir alan mı olduğu) ve yerel alışkanlıklara göre belirlenir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/.../hirsizlik-sucu...)