Hırsızlık suçunun manevi unsurunu, 'yarar sağlama maksadı' özel kastı çerçevesinde analiz ediniz. Failin, aldığı malın başkasına ait olduğunu bilmesine rağmen, sahipsiz olduğunu zannederek alması durumunda hukuki sonuç ne olur?
Hırsızlık suçu, genel kastla işlenebilen bir suçtur. Failin, malın başkasına ait olduğunu ve zilyedin alım işlemine rızası olmadığını bilmesi ve bu şekilde malı almayı istemesi genel kast için yeterlidir. Bununla birlikte, kanun metnindeki 'kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla' ifadesi, bu suçun oluşumu için özel bir kastın, yani 'yararlanma kastı'nın da bulunması gerektiğini göstermektedir. Bu yararın mutlaka ekonomik olması gerekmez, manevi bir yarar da olabilir. Sorudaki duruma gelince, failin aldığı malın sahipsiz olduğunu zannetmesi, TCK m. 30/1 kapsamında 'suçun maddi unsurlarında esaslı bir hataya düşme' halidir. Fail, malın 'başkasına ait olma' unsurunda yanılmaktadır. Bu hata, kastı ortadan kaldırır. Hırsızlık suçunun taksirli hali kanunda düzenlenmediği için, kastı ortadan kalkan fail bu suçtan dolayı cezalandırılamaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/.../hirsizlik-sucu...)