Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2715 E., 2021/360 K. sayılı kararına göre, bir ziynet eşyası davasında erkek eşin 'evlilik birliği içinde bu eşyaların bozdurularak harcandığını' kabul etmesi, ispat yükü açısından ne gibi sonuçlar doğurur?
Bu karar, ispat yükü konusunda önemli bir ilkeyi ortaya koymaktadır. Kural olarak, ziynet eşyalarının varlığını ispat yükü davacı kadın eşe aittir. Ancak somut olayda erkek eş, ziynetlerin varlığını ve evlilik birliği içinde bozdurulduğunu kabul etmiştir. Bu ikrarla birlikte, ziynetlerin kadına iade edilmek üzere alınmadığı, yani kadının rızasıyla ve karşılıksız olarak aile harcamalarına sarf edildiği yönündeki savunmanın ispat yükü, hayatın olağan akışına ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre artık erkek eşe geçmektedir. Erkek eş, bu ziynetlerin kendisine iade edilmemek üzere verildiğini veya kadının rızasıyla ortak ihtiyaçlar için harcandığını ispatlayamazsa, iade ile yükümlü sayılır. Dolayısıyla erkeğin bu ikrarı, ispat yükünü kendi lehine olan 'iade edilmemek üzere alındığı' olgusunu ispatlamak üzere kendisine kaydırmaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../hmk-madde-191...)