HMK m. 191'de düzenlenen 'karşı ispat' faaliyeti ile 'ispat yükünün yer değiştirmesi' arasındaki temel fark nedir? Bir tarafın karşı delil sunması, ispat yükünü üzerine aldığı anlamına gelir mi?
Temel fark, ispat yükümlülüğünün kimde kaldığıdır. İspat yükü (HMK m. 190), bir vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 'Karşı ispat' ise, ispat yükü kendisine düşmeyen tarafın, diğer tarafın iddiasının doğru olmadığını ispatlamak için delil sunması faaliyetidir. HMK m. 191/1 son cümlesi, 'Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz.' diyerek bu ayrımı netleştirmiştir. Yani, karşı delil sunan taraf, sadece diğer tarafın ispat faaliyetini zayıflatmaya, iddiasını çürütmeye çalışır. Eğer asıl ispat yükü altındaki taraf iddiasını yeterince ispatlayamazsa, karşı taraf sadece karşı delil sunduğu için davayı kaybetmez. 'İspat yükünün yer değiştirmesi' ise, genellikle kanuni bir karinenin varlığı halinde söz konusu olur. Karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatlar, bunun üzerine karinenin aksini ispat etme yükü diğer tarafa geçer. Bu durumda, yükümlülük fiilen yer değiştirmiş olur. (Kaynak: barandogan.av.tr/.../hmk-madde-191...)