Anayasa Mahkemesi'nin Kemal Demir ve Serkan Şeker kararları, bir hakimin aynı davanın farklı aşamalarında görev alması konusunda nasıl bir ayrım yapmaktadır? Bu kararlardaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44220

Her iki karar da hakimin tarafsızlığı ile ilgilidir, ancak farklı hukuki durumları ele alırlar. Kemal Demir kararında, Danıştay Dairesi'nde temyiz incelemesine katılan üyelerin, İdari Dava Daireleri Kurulu'ndaki (İDDK) incelemeye de katılması ele alınmıştır. AYM, burada her iki merciin de 'temyiz mercii' sıfatıyla hareket ettiğini, İDDK'nın Daire kararını temyizen incelemediğini ve Kurul'daki üye sayısının çokluğu karşısında birkaç üyenin katılımının tek başına tarafsızlığı zedelemeyeceğini belirtmiştir. Serkan Şeker kararında ise durum farklıdır. Burada, ilk derece mahkemesinde karar veren bir hakimin, bu karara karşı yapılan itirazı inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde de yer alması söz konusudur. AYM, bu durumu açıkça CMK m. 23'e aykırı ve 'nesnel tarafsızlığı zedeleyen' bir husus olarak kabul etmiştir. Temel fark, Kemal Demir'de yatay bir ilişki (iki temyiz merciinin aynı seviyede görülmesi) varken, Serkan Şeker'de dikey bir hiyerarşi (alt derece kararının üst derecede denetlenmesi) söz konusudur ve bu ikinci durum, CMK m. 23'ün yasakladığı hâle doğrudan girmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/.../temyiz-incelemesine-katilan-uye...)