Ceza Genel Kurulu'nun 2013/2-684 E. sayılı kararında, hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında aracın kablolarının kesilmesi gibi eylemlerin TCK m. 61 uyarınca 'temel cezanın belirlenmesinde' göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir. Bu ifade ne anlama gelmektedir?
Bu ifade, her ne kadar bu tür bir eylem ayrı bir 'mala zarar verme' suçu oluşturmasa da, cezasız kalmayacağı anlamına gelir. TCK m. 61, bir suçun temel cezasının belirlenmesinde dikkate alınacak ölçütleri sayar. Bunlardan biri de 'suçun işleniş biçimi'dir. Hâkim, hırsızlık suçunun temel cezasını (örneğin TCK m. 142 için 3 ila 7 yıl arası) belirlerken, suçun basit bir şekilde mi, yoksa araca zarar vererek, daha fazla efor ve cüret göstererek mi işlendiğini dikkate alır. Aracın kablolarını keserek hırsızlık yapmak, suçun 'işleniş biçimi' itibarıyla daha ağır bir haksızlık içeriği taşıdığını gösterir. Bu nedenle hâkim, bu durumu sanık aleyhine bir unsur olarak değerlendirerek, temel cezayı alt sınırdan değil, alt sınırdan daha fazla uzaklaşarak belirleyebilir. Böylece eylem, ayrı bir suç oluşturmasa da, asıl suçun cezasının miktarını etkileyerek bir yaptırıma bağlanmış olur.