Metinlerdeki Yargıtay kararlarında, sanıklar hakkında 'sahte fatura düzenlemek' suçundan dava açılmasına rağmen, mahkemenin 'sahte fatura kullanmak' suçundan hüküm kurması veya tam tersi bir durum, neden sürekli olarak bozma sebebi sayılmaktadır?
Bu durumun sürekli olarak bozma sebebi sayılmasının temel nedeni, 'sahte fatura düzenlemek' ve 'sahte fatura kullanmak' eylemlerinin, VUK m. 359 kapsamında birbirinden bağımsız ve ayrı suçlar olarak tanımlanmış olmasıdır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/1588 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'bu suçlar biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği' kabul edilmektedir. Bu ayrımın sonuçları şunlardır: 1) Davasız Yargılama Olmaz İlkesinin İhlali: İddianame, 'düzenleme' suçundan açılmışsa, mahkeme 'kullanma' suçundan hüküm kuramaz. Çünkü hakkında dava açılmamış bir fiilden hüküm kurulmuş olur (CMK m. 225). 2) Gerekçe ve Hüküm Çelişkisi: Mahkemenin, gerekçesinde sanığın düzenleme suçunu işlediğini kabul edip, hüküm fıkrasında kullanma suçundan ceza vermesi, kararın kendi içinde çelişkili olmasına neden olur. Bu durum, hükmün hukuki temelini sakatlar. Bu nedenle, mahkemenin, iddianamede hangi suçtan dava açılmışsa, yargılamayı o suç üzerinden yürütmesi ve hükmü de o suça göre kurması gerekir. Aksi durum, usule mutlak aykırılık teşkil eder.