Bir sanık, 'bacanağının' taraf olduğu bir hukuk davasına hâkim olarak bakmış ve karar vermiştir. Bu durum, CMK m. 22 açısından bir görev yasağı oluşturur mu? Hukuki dayanağı ile açıklayınız.
Evet, bu durum CMK m. 22 açısından mutlak bir görev yasağı oluşturur. İlgili hüküm CMK m. 22/1-f'dir. Bu maddeye göre hâkim, 'Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa' hâkimlik görevini yapamaz. Medeni Kanun'a göre, bir eşin kan hısımları, diğer eşin aynı derece ve türden kayın hısmı olur. Bacanak, bir kişinin eşinin kız kardeşinin eşidir. Bu, Medeni Kanun'a göre doğrudan bir kan veya kayın hısımlığı ilişkisi değildir. Ancak, Yargıtay'ın Ceza Genel Kurulu'nun 2013/6-39 sayılı kararında da görüldüğü gibi, uygulamada bu tür yakınlıklar 'tarafsızlığı şüpheye düşüren diğer sebepler' (CMK m. 24) kapsamında değerlendirilir. Soruda 'bacanağı' ifadesi, eşin kardeşi olan baldızın eşi olarak anlaşılırsa, bu doğrudan bir hısımlık değildir. Ancak eğer 'bacanak' kelimesi, eşin erkek kardeşi (kayınbirader) anlamında yanlış kullanılmışsa, bu durumda CMK m. 22/1-e ve f'ye göre 3. derece kan hısımlığına tekabül eden bir kayın hısımlığı (ikinci derece) oluşur ve bu mutlak bir yasaklama nedenidir. Yargıtay'ın E: 2013/6-39 K: 2014/372 kararında 'bacanağı olan Ş.K.'nın davacı konumunda olmasına ve davaya bakmasına yasal engel bulunmasına rağmen' ifadesi, bu yakınlığın reddi gerektirecek derecede tarafsızlığı zedelediğini kabul ettiğini göstermektedir.