HMK m. 341/2'ye göre, malvarlığı davalarına ilişkin kararlarda istinaf için bir kesinlik sınırı varken, 'manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın' istinaf yoluna başvurulabilmesinin ardındaki hukuki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44198

Bu farklılığın ardındaki hukuki mantık, manevi tazminatın niteliğinden kaynaklanmaktadır. Malvarlığı davalarında uyuşmazlığın konusu para veya parayla ölçülebilen bir değerdir ve kanun koyucu, küçük meblağlı uyuşmazlıkların yargı sistemini meşgul etmesini önlemek amacıyla bir kesinlik sınırı getirmiştir. Manevi tazminat ise, kişinin uğradığı manevi acı, elem ve kederi bir nebze olsun dindirmeyi amaçlayan, parayla ölçülemeyen bir tatmin aracıdır. Konusu, kişilik haklarının (şeref, onur, beden bütünlüğü vb.) ihlalidir. Kanun koyucu, kişilik haklarına verilen önemi ve bu hakların ihlalinden doğan manevi zararın miktarının takdirinin son derece subjektif ve zor olduğunu göz önünde bulundurarak, bu tür davalarda miktara bakılmaksızın her kararın bir üst mahkeme denetiminden geçmesi gerektiği düşüncesini benimsemiştir. Yani, 1 TL'lik bir manevi tazminat kararının bile, temsil ettiği kişilik hakkı ihlali nedeniyle, denetime açık olması gerektiği kabul edilmiştir.