Bir vekil, vekalet verenin talimatına aykırı olarak, onun adına kayıtlı bir taşınmazı satmıştır. Vekalet veren, bu durumu öğrendiğinde vekili azletmiş ancak alıcıya karşı herhangi bir dava açmamıştır. Bu durumda vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptal ve tescil davası için bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre işlemeye başlar mı? Yargıtay 1. HD'nin 2014/8229 sayılı kararının yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44197

Hayır, bu tür bir dava için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. Yargıtay 1. HD'nin 2014/8229 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanan davalar herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı değildir'. Bunun temel nedeni, vekalet görevinin kötüye kullanılmasının, vekalet veren ile vekil arasındaki güven ilişkisini temelden sarsan ve mülkiyet hakkı gibi ayni bir hakka yönelik haksız bir müdahale oluşturmasıdır. Mülkiyet hakkı, zamanaşımına uğramayan bir hak olduğundan, bu hakkın iadesine yönelik olan tapu iptal ve tescil davaları da kural olarak bir süreye tabi tutulmamıştır. Vekalet veren, vekaletin kötüye kullanıldığını öğrendiği andan itibaren, aradan ne kadar süre geçerse geçsin, kötüniyetli üçüncü kişiye karşı tapu iptal ve tescil davası açma hakkını korur.