HMK m. 357'de düzenlenen, 'ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında dinlenemeyeceği' yasağının temel amacı nedir? Bu yasağın, 'usul ekonomisi' ilkesiyle ilişkisini açıklayınız.
Bu yasağın (iddia ve savunmayı genişletme yasağının istinaftaki yansıması) temel amacı, yargılamanın makul bir sürede ve düzen içinde sonuçlandırılmasını sağlamaktır. Tarafların, tüm iddia, savunma ve delillerini kural olarak ilk derece yargılaması sırasında, yani tahkikat aşamasında sunmaları beklenir. Eğer taraflara istinaf aşamasında sürekli yeni iddia ve delil sunma imkanı tanınsaydı, istinaf mahkemesi adeta yeni bir ilk derece mahkemesine dönüşür, yargılama süreci gereksiz yere uzar ve ilk derece yargılaması anlamsızlaşırdı. Bu yasağın 'usul ekonomisi' ilkesiyle ilişkisi şuradadır: Usul ekonomisi, yargılamanın en az masrafla, en az emekle ve en hızlı şekilde sonuçlandırılmasını hedefler. Tarafları, tüm argümanlarını ilk aşamada ortaya koymaya zorlayarak, davanın gereksiz yere dallanıp budaklanmasını ve istinaf aşamasının yeni bir tahkikat sürecine dönüşmesini engeller. Bu sayede, hem tarafların hem de yargının kaynakları daha verimli kullanılmış olur ve davaların makul sürede bitirilmesi hedefine hizmet edilir.