Bir ceza davasında yerel mahkemenin direnme kararı vermesi üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gitmiştir. Ancak CGK, dosyayı incelemeden önce, 'sanık aleyhine bozulan hüküm sonrası beyanları alınan bazı tanıkların ifadelerinden döndüklerine ilişkin dilekçeler verdikleri, bu dilekçelerin duruşmada okunup tartışılmadığı ve çelişkinin giderilmediği' gerekçesiyle dosyayı eksik soruşturma nedeniyle bozmuştur (YCGK, E: 2013/6-39). Bu kararın temelinde yatan ceza muhakemesi ilkesi nedir ve neden CGK, direnme kararının esasını incelemeden önce bu yola başvurmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44185

Bu kararın temelinde yatan ceza muhakemesi ilkeleri, 'maddi gerçeğin araştırılması' ve 'çelişmenin (tartışmalı yargılama)' ilkeleridir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, direnme kararının esasını (yani yerel mahkemenin direndiği hukuki noktanın doğru olup olmadığını) incelemeden önce dosyayı bozmasının sebebi şudur: Yargılamanın maddi temeli olan 'deliller' konusunda ciddi bir belirsizlik ve çelişki ortaya çıkmıştır. Tanıların beyanlarından dönmesi, mahkumiyetin dayanağını sarsabilecek nitelikte yeni bir durumdur. Bu yeni delillerin (dönme dilekçeleri) ve yarattığı çelişkinin, öncelikle yargılamayı yapan ve delilleri doğrudan doğruya değerlendirme imkanına sahip olan ilk derece mahkemesi (veya Özel Daire) tarafından ele alınması, tanıkların yeniden dinlenmesi, yüzleştirilmesi ve bu çelişkinin giderilmesi gerekir. CGK, bir delil değerlendirme mercii değildir. Delillerde ortaya çıkan bu temel sorun çözülmeden, dosyanın hukuki bir incelemeye elverişli olmadığına karar vermiştir. Önce maddi olay ve deliller netleşmeli, sonra hukuki uyuşmazlık çözülmelidir. Bu nedenle, dosya 'eksik soruşturma/inceleme' gerekçesiyle bozulmuştur.