HMK'nın kabul ettiği mevcut istinaf sisteminde, istinaf mahkemesinin delil toplama yetkisi ile ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen yeni delillere dayanılamayacağı kuralı (HMK m. 357) arasında nasıl bir denge kurulmuştur? Bu iki kural birbiriyle çelişir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44183

Bu iki kural birbiriyle çelişmez, aksine birbirini tamamlayarak 'dar istinaf' sisteminin çerçevesini çizer. Denge şu şekilde kurulmuştur: HMK m. 357'deki 'yeni delile dayanılamama' kuralı, istinafın sıfırdan bir yargılama olmadığını, incelemenin kural olarak ilk derecedeki dava malzemesiyle sınırlı olduğunu belirtir. Bu, yargılamanın gereksiz yere genişletilmesini ve uzamasını önler. İstinaf mahkemesinin delil toplama yetkisi ise bu kuralı ihlal etmez. Bu yetki, şu durumlar için geçerlidir: 1) İlk Derecede Sunulan Ama Toplanmayan Deliller: İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterilmiş ancak mahkemece toplanmamış veya değerlendirilmemiş delillerin toplanması. 2) Mevcut Delillerin Açıklığa Kavuşturulması: İlk derecede toplanan delillerde (örneğin bilirkişi raporu, tanık beyanı) bir çelişki veya eksiklik varsa, bunu gidermek için ek rapor alınması veya tanığın yeniden dinlenmesi. 3) Kuralın İstisnaları: Kamu düzenine ilişkin konularda veya sonradan ortaya çıkan delillerin toplanması. Özetle, istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin yargılama çerçevesi içinde kalarak, bu çerçevedeki eksiklikleri gidermek için delil toplar; tamamen yeni iddia ve delillere dayalı yeni bir yargılama yapmaz.