Bir işçi, 'iş sözleşmesinin tek taraflı olarak feshetmesi halinde 1 yıllık hakkediş tutarında tazminat ödeyeceği' şeklinde bir cezai şart içeren sözleşmeyi imzalamış ve daha sonra işe hiç başlamayarak sözleşmeyi ihlal etmiştir. Yargıtay 9. HD'nin 2008/23231 E. sayılı kararında bu cezai şart geçerli kabul edilmiştir. Bu kararın, TBK m. 420'deki 'sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir' hükmü karşısındaki durumunu, 'karşılıklılık (simetri) ilkesi' açısından değerlendiriniz.
Yargıtay 9. HD'nin 2008/23231 E. sayılı kararında bu cezai şartın geçerli kabul edilmesinin temel nedeni, sözleşmede aynı ceza koşulunun işveren için de öngörülmüş olmasıdır. Karar metninde, 'İşverence sözleşmenin tek taraflı olarak feshi halinde de aynı tazminatın ödeneceği sözleşmede öngörülmüştür.' ifadesi yer almaktadır. Bu durum, TBK m. 420'nin aradığı 'karşılıklılık' veya 'simetri' ilkesinin sağlandığını gösterir. TBK m. 420, işçi aleyhine tek taraflı olarak konulan ceza koşullarını geçersiz kılar, ancak her iki taraf için de benzer koşullarda ve denk miktarlarda öngörülen ceza koşullarını geçerli kabul eder. Sorudaki olayda, cezai şart hem işçi hem de işveren için aynı şekilde düzenlendiğinden, 'sadece işçi aleyhine' bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle Yargıtay, karşılıklılık ilkesi sağlandığı için, işe başlamayan işçinin bu cezai şarttan sorumlu olduğuna karar vermiştir.