TMK m. 1007'ye göre 'tapu sicilinin yanlış tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumluluğu' ilkesi çerçevesinde, tapu kaydı mahkeme kararıyla iptal edilen bir kişinin 'gerçek zararı' nasıl hesaplanır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımına göre, tazminat miktarının belirlenmesinde hangi tarih esas alınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44158

Tapu kaydı iptal edilen kişinin 'gerçek zararı', o kişinin mal varlığında meydana gelen net azalmadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (örn: 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. sayılı karar), bu zararın hesaplanmasındaki amaç, zarar verici eylem (tapu kaydının iptali) hiç gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığının bulunacağı duruma getirilmesidir (tam tazmin ilkesi). Tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak tarih, zararın meydana geldiği tarih, yani 'tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihtir'. Değerleme, bu kesinleşme tarihindeki taşınmazın niteliğine göre yapılır. Eğer taşınmaz arsa vasfında ise, kesinleşme tarihindeki emsal satışlara göre rayiç değeri; eğer arazi vasfında ise, yine o tarihteki verilerle net gelir metoduyla değeri belirlenerek tazminat miktarı hesaplanır (Yargıtay 20. HD - Karar: 2015/4093).