05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davalarında ispat külfeti hangi taraftadır ve bu iddianın temel ispat aracı nedir? Taraflar arasında 'yazılı delil başlangıcı' sayılan belgelerin varlığı, ispat usulünü nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44157

İnançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davalarında ispat külfeti, taşınmazın inançlı bir işlemle devredildiğini iddia eden taraftadır (genellikle devreden veya mirasçıları). 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İBK'ya göre bu iddianın temel ispat aracı, 'şekle bağlı olmayan yazılı delil'dir. Bu belgeye 'inanç sözleşmesi' denir ve tarafların imzasını taşıması gerekir. Eğer davacının elinde böyle kesin bir yazılı delil yoksa, ancak taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi gösteren mektup, banka dekontu, e-posta yazışmaları gibi belgeler varsa, bu belgeler 'yazılı delil başlangıcı' sayılabilir (Yargıtay 1.HD. E: 2019/1663, K: 2019/3078). Yazılı delil başlangıcının varlığı, ispat usulünü temelden değiştirir. Bu durumda davacı, iddiasını artık tanık dahil her türlü delille ispatlama imkanına kavuşur (HMK m. 202). Yazılı delil başlangıcı yoksa, tanık dinletilemez.