Bir sanık, yüzüne karşı tefhim edilen bir kararı yasal süresi içinde temyiz etmemiştir. Ancak mahkeme, sehven aynı kararı sanığın vekiline de tebliğ etmiş ve vekil, bu tebligat üzerine yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmuştur. Bu temyiz başvurusu geçerli midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2006/3-25 E. sayılı kararı bu konuda ne yönde bir içtihat ortaya koymuştur?
Hayır, bu temyiz başvurusu geçerli değildir. YCGK'nın 2006/3-25 E. sayılı kararına göre, temyiz süresi hükmün yüze karşı tefhimi ile başlar. Sanığın yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen bir kararla başlayan temyiz süresi, sanığın bu hakkını kullanmamasıyla sona ermiştir. Mahkemenin daha sonra 'gerekmediği halde' vekile ayrıca tebligat yapması, sona ermiş olan temyiz süresini yeniden canlandırmaz veya yeni bir temyiz hakkı doğurmaz. Hukuken bir sonuç doğurmayan bu tebligata dayanılarak yapılan temyiz başvurusu 'süresinde yapılmamış' kabul edilir ve temyiz isteminin reddedilmesi gerekir. Temyiz hakkı, kanunda belirtilen süre içinde ve usulüne uygun olarak kullanılması gereken, tek bir haktır.