Bir sanık müdafii, uyarlama yargılaması sonucunda müvekkili lehine verilen bir kararı, 'daha da lehe hükümler uygulanmalıydı, müvekkilim beraat etmeliydi' gerekçesiyle temyiz etmiştir. Ancak sanığın bu temyizden haberi yoktur. Ceza Genel Kurulu'nun 2018/533 sayılı kararına göre, bu durumda temyiz incelemesi yapılmadan önce mahkemenin hangi usuli işlemi yapması gerekmektedir ve bunun sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44128

CGK'nın 2018/533 sayılı kararına göre, bu durumda mahkemenin öncelikle bir 'tevdi kararı' vererek, müdafiin temyiz dilekçesini sanığın kendisine tebliğ etmesi ve ona makul bir süre vererek müdafiin temyizine muvafakat edip etmediğini sorması gerekmektedir. Bunun sebebi, uyarlama yargılamasının kendine özgü niteliği ve 'aleyhe değiştirmeme yasağının' bu yargılamada kural olarak uygulanmamasıdır. Sanık, müdafiinin temyizi sonucunda, Yargıtay'ın yapacağı incelemede daha ağır bir ceza alma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Sanığın bu riskten haberdar olmadan, sadece müdafiin talebiyle aleyhine bir sonuç doğmasının engellenmesi, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Bu nedenle, sanığa temyizin yasal sonuçları (daha ağır ceza alma ihtimali) hatırlatılarak, temyize açıkça muvafakat edip etmediği sorulmalıdır. Sanık muvafakat etmezse, temyiz talebi reddedilir; muvafakat ederse (veya sessiz kalırsa) temyiz incelemesine geçilir.