Bir ceza davasında, katılan Gümrük İdaresi ve müşteki Tütün ve Alkol Piyasası Kurumu (TAPDK) vekilleri, sanık hakkında verilen beraat kararını temyiz etmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2014/2734 E. sayılı kararında bu iki kurumun temyiz talepleri neden farklı şekilde değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44125

Bu iki kurumun temyiz taleplerinin farklı değerlendirilmesinin nedeni, 'suçtan doğrudan zarar görme' kriteridir. Ceza muhakemesinde bir kamu davasına katılma ve dolayısıyla kanun yollarına başvurma hakkı, kural olarak suçun mağduru veya suçtan doğrudan zarar gören kişiye aittir (CMK m. 237). Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre: 1) Gümrük İdaresi: Kaçakçılık suçlarında Gümrük İdaresi, vergi kaybı veya kamu düzeninin ihlali gibi nedenlerle 'suçtan dolaylı olarak' zarar gören bir kamu kurumu olarak kabul edilir. 'Suçtan doğrudan zarar gören' ise, genel olarak devletin mali menfaatlerini temsil eden Hazine'dir. Bu nedenle, Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığı kabul edilmiştir. 2) Tütün ve Alkol Piyasası Kurumu (TAPDK): Yargılandığı suç, TAPDK'nın düzenleme ve denetleme alanına giren, bandrolsüz veya sahte bandrollü ürünlerle ilgili bir suç ise, bu durumda TAPDK, kendi görev alanını ve düzenlediği piyasayı doğrudan ihlal eden bu suçtan 'doğrudan zarar gören' konumundadır. Bu nedenle, TAPDK'nın davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Özetle, fark, kurumların görev alanları ile işlenen suçun niteliği arasındaki doğrudan bağlantıdan kaynaklanmaktadır.