Bir sanığın, komşusunun kapısı önünde duran ve anahtarı üzerindeki motosikleti, kısa bir gezinti yapıp hemen geri getirmek amacıyla aldığı, ancak 10 dakika sonra motosikletin benzininin bittiği ve sanığın motosikleti yol kenarında bırakıp gittiği bir olayda, sanık hakkında TCK m. 146'nın uygulanma koşulları oluşmuş mudur? Yargıtay'ın 'iade kastı' ve 'kolayca bulunabilecek yere bırakma' kriterlerini nasıl değerlendireceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44103

Bu olayda TCK m. 146'nın uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı tartışmalıdır ve mahkemenin somut olayın özelliklerini dikkatle değerlendirmesi gerekir. Yargıtay'ın yaklaşımı şu şekilde olacaktır: 1) İade Kastı: Sanığın savunması (kısa bir gezinti yapıp geri getirme) iade kastının varlığına işaret edebilir. Ancak bu soyut beyanın, diğer delillerle desteklenmesi gerekir. 2) Kolayca Bulunabilecek Yere Bırakma: Kilit nokta burasıdır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/31010 E. sayılı kararında, yakıtı bittiği için aracı bulunduğu yerde bırakan sanıklar hakkında kullanma hırsızlığının unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir. Gerekçe, aracın 'kolayca bulunabilecek bir yere' bırakılmamış olması ve iade amacının somut delillerle desteklenmemesidir. Eğer sanık, motosikleti komşusunun evine yakın, görünür ve güvenli bir yere bırakıp durumu komşusuna bildirmiş olsaydı, iade kastı daha güçlü olurdu. Ancak sadece yol kenarına terk etmesi, özellikle bu yerin sahibinin normalde arayacağı bir yer olmaması, iade kastının zayıf olduğuna veya bulunmadığına işaret edebilir. Mahkeme, sanığın motoru bıraktıktan sonra sahibini bilgilendirmek için bir çaba gösterip göstermediğini (telefon etme vs.) de araştıracaktır. Bu çabanın olmaması, sahiplenme kastına karine teşkil edebilir ve TCK m. 146'nın uygulanmasını engelleyebilir.